Son Dakika Rize Haberleri Güncel Haberin Adresi.


  • 27 Eylül 2019, Cuma 23:25
Ahmet ÖZYANIK

Ahmet ÖZYANIK

RİZE TURİZMİNİ KİM SIRTLAYACAK ?

Uzungöl’de turizmin öncüsü olan Dursun Ali İNAN bu günlerde  ülkemizde benzeri olmayan bir müzenin açılışını yapıyor.  Müze etnografya ve doğal ağaç tasarıma dayanıyor. Büyüleyici bir çalışma.

Dursun ali İnan’ın ömrünün özeti gibi.  Hayırlı olmasını dilerim.

Kendisi  ile ilk tanıştığımızda, “Karadeniz’in iki pırlantası var. Biri, diğeri olmadan olmaz,  Bunlara birlikte sahip çıkmak lazım.” Demişti.

Bölgeye gelen turistlerin ana motivasyonu, bu iki pırlantadır.

Yani, Uzungöl ve Ayder

Turizmi, bir dükkan olarak değerlendirirsek, Uzungöl ve Ayder, vitrindeki mallarımızdır.

Vitrine bakıp dükkana girenler, en az vitrinde sergilenenler kadar değerli, diğer seçenekleri  de merak ederler.

Ticaretin de, alışverişin de temel kuralı budur.

Markalaşan bu  iki turizm merkezimiz kadar değerli, ilgi çekebilecek, çok daha bakir alternatif yerlerimiz  de yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.

Rize ve çevresinin  bu gizli hazineleri turizmin niteliğini değiştirecek kadar etkili olacaktır.

Böylece, sabah gelip akşam dönmeyle sınırlı olan “dolmuş turizmi” yerini, konaklamayı da kapsayan, yöresel lezzetleri tatma ve Karadeniz’in doyumsuz peyzajını (manzarasını) bizatihi yaşayarak deneyimleme’ye bırakacaktır.

Sosyal medya akımı olan  “selfi”   ve “anlık paylaşım” tutkusu  da Rize turizmi için bir fırsattır.   Rize vadilerinin   sahip olduğu manzara çeşitliliği,  bu akımın etkisinde kalanlara,  olağanüstü heyecan yakalama ve yaşama  hissi  veriyor. 

Bu akım,  Rize’de turizmini çeşitlendirecek ve derinleştirecektir.  Yöresel lezzetleri tatma, geleneksel köy hayatı, yöreye özgü hediyelik eşyalar gibi  unsurları  eklediğimizde,  hem gelen turist sayısı  artacak, hem de gelen turistler  daha  uzun süre kalacak ve Rize’den daha mutlu ayrılacaklardır.

Bu fırsatı değerlendirmeliyiz.

Çevremize baktığımızda;

Fırtına deresinin ortasındaki çakılların üstünde  saatler oturan aileleri,

Palovit şelalesinde fotoğraf çekebilmek için 3-5 km lik araç kuyruklarını,

Huser yaylasına bulutların üstünde salıncakta görüntü vermek için günde 40 minibüs geldiğini,

Zilkale’yi ziyaret edenler, fotoğraf çekebilmek için  canlarını tehlikeye atacak şekilde  yarıştıklarını,

Fırtına vadisindeki araç trafiği, büyükşehirlerden yoğun hale gelmiş olduğunu, rahatlıkla görebiliriz.

Bu ve benzeri görüntüler, ziyaretçilerimize  daha çok seçenek   sunmanın ne kadar önemli olduğunu  gösteriyor.    

Esasen, “yeşil yol” projesi, bu ihtiyacın önceden  görülmesi neticesinde, bölgede sürdürülebilir turizmin öncülü olarak tasarlanmıştır.

Yerel hedef,  belli merkezlerde (Ayder ve Uzungöl çevresinde) yoğunlaşan turizm hareketliliğini, bölgenin taşıma kapasitesini  zorlamayacak şekilde  çevre yerleşim yerlerine yaymaktır.   

Yeşil yol kapsamında yaylalar arasında  yapılan yol bağlantıları,  şimdiden meyvelerini vermeye başladı. Böylece,  Huser yaylası ve Dere mezra gibi yeni turizm odaklarının öne çıkmasını sağlanmıştır.

Rize’de turizmi daha ileri noktaya götürmek, yeşil yol güzergahındaki ana yerleşim yerlerini güçlendirmekten, bu yerleşimler etrafında turizm hareketliliğine imkan tanımaktan geçer. 

İkizdere’den başlayan ve Güneysu, Hemşin, Çamlıhemşin (Ayder) üzerinden Tunca beldesini kapsayan yeşil yol güzergahı aynı zamanda Rize turizmini geleceğe taşıyacak gizli hazineleri barındıryor.

İl otoriteleri ve turizmcilerin bu vadilere odaklanmaları,  bu bölgelerin  master planlarını yaparak, alt yapısını hızlıca tamamlamaları gerekir.  

Rize Turizminin  master   planı, İkizdere’den başlayıp  Tunca vadisine, oradan da Fındıklı vadileri üzerinden Arhavi ile entegre edilmelidir.

Zira Uzungöl’e Of ve Çaykara üzerinden giden turistlerin, aynı yoldan geri dönüşleri, işkence halini alıyor. Keza aynı durum Ayder için de geçerlidir.

Uzungöl ve Ayder’e,   geri  dönüş yapmadan, devam edebilecekleri bir yol ve çıkışa ihtiyaç vardır.

Uzungöl’ün devamındaki ilk yerleşim yeri İkizdere olduğu gibi, Ayder’e giden turistlerin de  geri dönmeden  yola devam ettiklerinde varacakları ilk yerleşim yeri Tunca beldesidir.  

İl Genel Meclisi üyeleri  Emin KAMBUR ve İbrahim ÖNDER’in  öncülüğünde bir heyetin Tunca’dan Ayder’e yeşilyol güzergahı üzerinden ulaştıklarını duyunca, bu projeye olan inancımın arttığını belirtmeliyim.  

Rize genelinde valilik tarafından bu güzergahta  11 ayrı turizm odağı planlaması yapılmış, bunlara yönelik  çalışmalara başlanmıştı. Bu çalışmaların devam ettiğini düşünüyorum.

Çalışılan turizm odaklarından biri de, Doğa Koruma ve Milli Parklar  tarafından planlanan ve hizmete hazır hale getirilen 4 tabiat parkından biri olan  Handüzü Tabiat Parkıdır.  

Handüzü Tabiat Parkı, Sayın cumhurbaşkanımızın  yıllar önce yaptığı çağrının sonucu geliştirilen bir “yayla turizmi” modelidir. Diğer bir örnek de Tunca Vadisi Tabiat Parkıdır.

Handüzü Tabiat Parkında tamamlanan altyapı ve diğer yatırımlarla hizmete hazır hale gelmiştir. bu kıştan başlamak suretiyle ilgi odağı olacağına ve  bir turizm merkezi olarak hizmet vereceğine inanıyorum.

Handüzü Tabiat Parkı  Kısa zamanda  Rize’nin yeni bir turizm markası olarak yerini alacaktır.

Handüzü Tabiat Parkına Güneysu ve İkizdere’den erişilebilmektedir.  

Güneysu’dan Arapdüzü üzerinden ulaşılmaktadır. Ayrıca Kıble dağı güzergahlarından da  beton yolların kışa kadar yetişir kanaatindeyim.

İkizdere’den ise, Çağrankaya yaylası üzerinden erişim sağlanabilmektedir. 

Handüzü Tabiat Parkı tesislerinin  hizmete girmesi ile birlikte, İyidere-İkizdere-Çağrankaya-Handüzü-Güneysu Tur   Güzergahı da  gündeme gelecektir. 

Rize’nin yöneticileri ve karar vericilerine düşen görev, bu tur güzergahına aradaki yerleşim yerleri ve ilginç noktaları  entegre ederek, önümüzdeki turizm sezonuna yetiştirmeleridir. Bu güzergahın en önemli noktalarında biri de ikizdere’dir. ……

Rize ilinin turizm güzergahının doğu noktasındaki Tunca ile ilgili değerlendirmemiz ayrı bir yazı konusudur.  Onu erteleyerek,   batı noktasındaki  İkizdere   üzerinde durmak istiyorum.

İkizdere’nin  bahsettiğim  güzergahların bir noktası olarak görülmesi, haksızlık olur.

İkizdere,   aynı zamanda Erzurum-Rize ile Uzungöl-Ayder hatlarının kavşağı konumundadır.

Ovit tüneli  ve İyidere-İkizdere yolunun yenilenmesi ile  Rize ve Erzurum eksenli ilgi  de oluşmaya başlamıştır.

Kaldı ki, Anzer  balının yetiştiği bir bölgeyi kim merak etmez ki?

Karadeniz’in iki pırlantası olan Uzungöl ve Ayder’i birbirine bağlayan düğüm noktalarından biri olan İkizdere, aşırı göç nedeniyle gelişememiş olsa bile,  sahip olduğu potansiyelleri ortaya çıkarabilirsek,  önümüzdeki çeyrek asrın yıldız yerleşim yerlerinden biri olmaya adaydır.

İkizdere’yi,  Uzungöl’e ve Ayder’e uzanacak yeşil yolun kavşağı  haline getirilmek, bölge turizminin buluşma ve dağıtım noktası haline getirmektir

İkizdere’nin; turizm, ulaştırma ve ticaret eksenli potansiyelini ortaya çıkaracak  bir araştırma olmadığı için değerlendirmeler, dünyadaki turizm eğilimleri ve ülkemizde  turizm odakları geliştirilmesine yönelik  çalışmalarla sınırlı kalmaktadır.

İnanıyorum ki, böyle bir araştırma  yaptırılması halinde,  ortaya çıkacak potansiyel herkesi heyecanlandıracaktır.  

İkizdere ve Çevresi Sürdürülebilir Turizm Potansiyeli  Araştırması ile Master Planı hazırlanarak bir adım atılabilir.

5-6 ay sürecek bu çalışmayı, Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi rahatlıkla üstlenebilir.  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık