Son Dakika Rize Haberleri Güncel Haberin Adresi.

Kırsal Bölgeler Turizmin Gözde Mekanları Oldu

COVİD-19 salgınına karşı en etkili önlem olarak mesafe ve temizlik gelmektedir.

Kırsal Bölgeler Turizmin Gözde Mekanları Oldu
  • 08 Temmuz 2020, Çarşamba 17:07

PANDEMİ KIRSALI YENİDEN GÖZDE MEKANLAR HALİNE GETİRDİ...

COVİD-19 salgınına karşı en etkili önlem olarak  mesafe ve temizlik gelmektedir. En etkili mesafe tedbiri ise, insanlardan uzakta yaşamak olduğundan, PANDEMİ ile birlikte şehirlerden köylere mezralara ve yaylalara tersine göç başlamış durumdadır. İnşaatçılar, ekonominin durağanlaştığı günlerde bile köylerde ve yaylalardaki evlerin tamirine yetişemediklerinden yakınıyorlardı.

Kalabalıktan uzak, asude mekanlarda yaşama arzusu bu dönemde hepimizin hayali haline geldi.

İmkanı olanlar, ata yadigarı evlerini, damlarını onarmaya başladılar. Özellikle sokağa çıkma kısıtlaması olan hafta sonlarını buralarda geçirmeyi tercih ettiler.  Büyükşehirlerde yaşayanlar da bu ihtiyacı karşılamak için hobi bahçelerine yöneldiler.

Bu eğilim turizm de kendini göstermiştir. Kitle turizminden soft turizme yönelme yeni olmasa bile, PANDEMİ sürecinde daha belirgin hale gelmiştir.

Yeni turizm sezonunda da büyük oteller yerine,  yazlıklar ve butik oteller tercih edilir hale geldi.  İnsanlar kitle turizminden uzaklaşarak, bireysel olarak gezip görebilecekleri yerleri aramaya eğilimine girdiler. Karavan turizminde patlama yaşanıyor.

Karadeniz bu açıdan ülkemizin en önemli bir alternatifidir. Ancak, turizm planlamasının yapılmamış olması ve altyapı eksikliğinin zamanında giderilememiş olmasından dolayı, bazı fırsatlar da kaçmak üzeredir.

Karadeniz kırsal yerleşimlerinin dağınık yapısı, PANDEMİ ye karşı en etkili tedbir potansiyelini barındırmaktadır.

Yöre halkı ata yadigârı evleri tamir edip kendileri kullanabilecekleri gibi, dışarıdan gelecek yerli ve yabancı turistlerin de kalması için düzenlemeler yapılabilir.

Bazılarının karşı çıktığı yeşil yol projesinin hareket noktası ; “kırsal yerleşimlerimiz atıl kaynak olarak beklemesin, ekonomiye kazandırılsın, kırsal hayat canlansın ” şeklinde idi.

Rize de valilikler ya da özel idare öncülüğünde kurulacak bir işletme şirketi ya da bu görevi deruhte edecek bir özel teşebbüs teşvik edilerek 5 binin üzerinde YATAK KAPASİTESİ oluşturulabilir.  Böylece, yeni ve ilave yapı ya da tesis yapmak yerine, mevcut kırsal yapılara hijyen ve konfor ilave ederek turizmin hizmetine sunulabilir.

İsviçre’ye toplantılara gittiğimizde geceliği 300 İsviçre Frangı (290 USD) karşılığında kaldığımız OBERGE tabir edilen köy otellerinin bizim kırsal yapılarımızdan tek üstünlüklerinin,  işletmecilik, hijyen ve konfor olduğunu yaşayarak şahit olmuştum.  Daha fazlasını merak edenler “OBERGE” yazarak Google arama yapabilirler.

Esasen ülkemizdeki 10-20 yataklı izole butik otellerde geceleme bedelinin bu rakamın altında kalacağını düşünmüyorum.

Yeter ki iyi planlama ve işletmecilik yapalım.

Öte yandan, kırsal turizm, konaklamadan ibaret değildir. Kırsal turizm ile yeme içmeden,  kırsal yaşam aktivitelerine kadar pek çok alanda ekonomik hareketlilik başlayacak,  kırsal ekonominin çarkı dönmeye başlayacaktır. Zira yeni dönemde kırsal kaynaklı sebze ve meyveye olan ilgi, şimdiye kadar görülmediği şekilde artmıştır. Yerinde tüketme arzusu ise zirve yapmıştır.  Meyveyi dalından koparıp yemek, yeni sağılmış süt ile kahvaltı yapmak, taze kaymak yoğurt ve tereyağı ile beslenmek günümüzde bir ayrıcalık halini almıştır.

Hele hiç ilaçlama yapılmamış ve kimyasal gübre kullanılmamış ise kapış kapış gidecek mahsulleriniz var demektir. Bağda bahçede gezmek, derelerde balık tutmak ya da ata binmek şimdiden hepimizi heyecanlandırıyor. 

Günümüzde kırsal üretimin değişik adlarla sertifikalandırılması mümkün olmakla birlikte, sertifika süreci meşakkatli ve yorucu olduğundan küçük üreticiler ve köylülerin buna ne zamanı ne de imkanı bulunmaktadır. Tüketici de bunu çok önemsemektedir.

1980 de 13 milyon olan büyük baş hayvan varlığı 2017 de 16 milyona yükselmiş iken  53 milyon olan küçükbaş hayvan varlığı da 44 milyona düşmüştür. Bu rakamlar da göstermektedir ki, kırsal alanlara yöneldiğimizde hayvancılık da gelişecektir.

Aynı zamanda bir tarım bölgesi olan Rize’den 1932 yılı ihracat verileri, kırsal alanlarımızın ne kadar bereketli olduğunu göstermeye yeterlidir. ”… O yıl bölgede Ekim ayından Aralık ayının 19’una kadar iskeleden 25615 kilo elma, 17289 kilo kabuklu ceviz, 12890 kilo kabuklu fındık, 98621 kilo fasulye, 1505 kilo ağaç kavunu, 2597 sandık mandarin, 2279 sandık ve 6900 kilo portakal ihraç edildiği” bilinmektedir.

1930larda ihracat yapacak kadar meyve üretebilen Rize’de kendire dayalı 1000 civarında dokuma tezgahı bulunmaktaydı.  Rize kendiri pek çok üstünlüklerinden dolayı tercih edilen bir üründü.

Ağırlıklı olarak yukarı kesimlerde yaygın olmakla birlikte diğer tarım ürünleri ve hayvancılığın da kayda değer olduğunu ifade etmek gerekir.

Esasen bu veriler, Rize de çayın yanında, kalıcı ve sürdürülebilir gelir kaynakları potansiyelinin de mevcudiyetine işaret etmektedir. Ancak, şehirleşme ile birlikte ortaya çıkan hareketsizlik insanımızı üretimden de koparmıştır. Bunu ortandan kaldırmanın yolu da  kırsal hayatı  yeniden canlandırmaktan geçmektedir. Kırsalı canlandıracak can suyu ise iyi planlanmış turizmdir. PANDEMİ’nin sunduğu bu fırsatı değerlendirmek ise yöneticilere kalmıştır.

Doğu Koruma ve Milli Parklar Eski Genel Müdürü

Ahmet ÖZYANIK


HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık