Son Dakika Rize Haberleri Güncel Haberin Adresi.

Davalar Telaşa Kapılarak Kazanılmaz

Büyük Davası Olmayanların Küçük Dertlerde Boğulmaları Normaldir…

Davalar Telaşa Kapılarak Kazanılmaz

Büyük Davası Olmayanların Küçük Dertlerde Boğulmaları Normaldir…

Davanız ne olursa olsun, önemli olan davanızın içeriğinden ziyade dava adamı veya dava kadını olmak değil mi? 

Siyasi anlamda dava insanı olmak ne demek?  Bir partinin kapısında yıllarca bekleyip bana da bir şeyler nasıl olsa düşer diye beklemek mi? Dava uğruna yolara düştüğü imajını vererek şahsı koltuk ve menfaatler için çaba sarf ediyor olmak mı? Ya da kişisel egolarını tatmin edebilmek için kapı kapı dolaşmak mı?

Bugün bu gelişmeleri hepimiz yakinen ne yazık ki görüyoruz. Kendisini dava insanı diye tanımlayan onlarca insan, koltuğunu kaybetmemek için elinden geleni ardına koymuyor. Hele bu davanın temelleri İslami motifler üzerine atılmışsa yapılan hatalar 10’a, 100’e katlanıyor. Bunların hepsi edebiyat, asıl korkulan, kalın duvarlarla örmüş oldukları duvarları birilerinin kırıp içeri girmesi ve bu içeri girenlerin bugüne kadarki yanlışlıklara müdahale edip partiyi bir üst lige çıkartmasıdır.

Devran almış başını gidiyor diyemezsiniz. Başarı lider karizmasıyla alınan oylarla ölçülmez. Başarı, yaşamış olduğunuz bölgenin diğer bölgelerle kıyaslandığında kalkınmışlıkdaki farklılığı ile ölçülür. Bugün lider karizmasını kullanarak bir yere geldiklerini unutanlar ve büyük başarı sağladıklarına inananların inanın toplam oyları 100 veya 200 ü geçmez.

bugün bir çok siyası parti hem sağda hem solda aynı tabana hitap ederek kuruluyor. Parti sayıları artıyor, yeni sistemin getirdiği en büyük yenilik 50+1’i bulabilmek. Sistem her ferdin oyunu inanılmaz derecede kıymetli kılarken, bazı koltuk sevdalılarının bunu görmeyip kapalı kapılar ardında hesap peşinde koşması, küçük olsun benim olsun zihniyetine sahip olmaları, ilk planda partilerinin liderlerine, ikinci planda  yaşamış oldukları bölgeye, üçüncü planda davaya karşı yapılan bir ihanet değil mi? Bu zihniyet sonucunda bazı parti yetkilileri partilerine bir oyu kazandırmanın  çabası yerine partiye renk katacak olan insanları dışlamak için elinden geleni yapıyorlar; çünkü bu sözde dava insanların amaçları partilerinin kapılarını açıp liderlerine ve davalarına sahip çıkmak değil, amaç  kendilerine muhtemel tehdit oluşturacak kendilerine gölge oluşturacaklarına inandıkları kişilerin önünü engellemek yada önünü kapatmaktır. Küçük hesaplar peşinde koşan, sadece sağındaki solundakini gören, güya partisini temsil etmeye çalışan,  görünürde dava adamları partilerinin davasını bir kenara bırakıp kendi davalarının peşinden koşmaya başladılar. Bir kez daha altını çiziyorum gerçek dava adamlarının yapacakları tek bir şey var, o da partilerine bir kişi daha kazandırmanın yollarını bulmak ve ideolojilerini geniş kitlelere aktarmak; ancak bugün karşılaştığımız tablo tam aksine olan gelişmeleri beraberinde getiriyor.

Koltuklarını kaybetme korkusu içinde olanlar, kendine güvenemeyenler, gene kapıları kapatıp emir askerlerini yanlarına almaya çalışıyorlar. Liderler büyük mücadele içinde vatan millet kaygısı içindeyken Hz. Ömer’ler, Hz. Fatma’lar, Hz. Ali’ler, gerçek Atatürkçü’ler, gerçek Demokratlar, gerçek Solcuları ararken alt guruplar, kim benim emrimden dışarı çıkmaz, kim yarın bana oy verir kaygısına korkusuna kapıldılar. Bu korkuya kapılanlara tek tavsiyem panik içine kesinlikle girmeyin. Allah kime neyi nasip etmişse kişi onu yaşar.

Türkiye’nin bekası ve geleceği için hayatını adamış, demokrasinin geleceği için varlığını ortaya koymuş, siyasi arenadaki birçok lideri temsil etmek yerine küçük hesap peşinde koşanların, yani görünürde dava insanı olanların, kısa vadedeki sahte başarıları gözlerini kör edebilir. İşte o körlük gerçekleri görmelerini engeller ve bir gün gözlerini açtıklarında yalnız sokak sokak gezen bir vatandaş olmaktan ileriye gidemediklerini görürler. Gerçek başarı yaptıklarınızla anılmaktadır. Bazen yaptıklarınız sizi baş tacı yapar bazen kapalı kapılar ardında yaptıklarınız bumerang gibi dönüp dolaşıp sizi bulur.

İŞTE ALLAHU TEÂLA’NIN İNSANA DİĞER CANLILARDAN FARKLI OLARAK VERMİŞ OLDUĞU NİMET YANİ AKIL BU AYRIMI YAPMAMIZA YARAR, KİM HANGİ YOLU SEÇERSE SEÇSİN…

Davanın adı ne olursa olsun, ister hak ister batıl olsun, sonuca ulaşmak dava adamları ile mümkündür. Bir davanın adamı olmazsa dava yürümez. Davasının adamı olamayanlar da zafer göremez.  Ne var ki, dava adamı olmak kolay değildir. İnsan çalışıp çabalayarak her şey olabilir. Fakat dava adamı olmak, idealist insan olmak çok farklı bir şeydir. Yusuf Bahadır

Turgay TERZİBAŞ

Etiketler: turgay terzibaş

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık