Toplumsal İletişim Ve Teknik Sorunları !!!
Bekir TOPALOĞLU

Toplumsal İletişim Ve Teknik Sorunları !!!

 

                                                 Toplumsal İletişim Ve Teknik Sorunları

       Öncelikle bu yazımı kendisinin kibirli olduğunu düşünen veya kendisine kibirli olduğunu söylenen kişiler okumasın,bilakis onlar için vakit kaybı olacaktır. Kibirli insanlar sosyal iletişimde hangi düzeyde iletişim kuralını kullanırsa kullansın, iletişim sorunu daha iletişime geçmeden yaşamaya başlayacaklardır.

*    Düzgün iletişim, insan ilişkileri için önemsenmesi gereken büyük bir öneme sahiptir. Çevremize dönüp baktığımızda, hepimiz birbirimizle sürekli iletişim halindeyiz ve bunun insan için olmazsa olmazlarındandır.

*   İletişim bilgi değil davranıştır. İletişimde kelimelerin gücü %7, sesin kullanılış şekli %38, beden dilinin etkisi ise %55’tir. İyi bir davranış bütün güzel sözlerden daha etkili olabilir.

*   Merhabalaşma anında kişinin gözlerine mutlaka bakın. Böylece ona, “dürüstüm, objektifim, söylemekte olduğum konuya inanıyorum, korkmuyorum ve kendime güveniyorum” mesajını verirsiniz. Sizi seven ve size önem veren kişiler size bakarken gözlerinin içinin güldüğünü, sizi tasvip etmeyenler ise gözlerini kaçırdıklarını veya gözlerinde olumsuzluklarının olduğunu fark edebilmeniz mümkün. Normal bir konuşmanın yüzde 70-80 inde göz teması kurulmuyor sa olumsuz durumlar var demektir. Göz teması ve yüz ifadeleri önemli, sosyal ve duygusal bilgiler içerebiliyor. Göz aynı zamanda kışının ahlakı ve vicdanın bir organıdır.

*    İletişimde göz temasının önemsenen diğer etkilerinden biri ise; ikna ediciliktir. Toplumsal pazar araştırmalarına katılmaları önerilen kişilerden, yüzlerine bakılarak iletişim kurmayı tercih edenler, teklifi kabul etmeye daha yatkın olabildikleri tespit ediliyor. Benzer şekilde, iş görüşmelerinde ya da pazarlık yapılırken, iletişim kurduğumuz kişi yada kişileri etkilemek ya da taleplerimizi kabul ettirmek için göz teması kurmak ciddi anlamda önem taşıdığı bilinmelidir.

*    Kişiler sizi fark ettikleri andan itibaren 60 saniye içinde hakkımızda görüşleri oluşur. Bu sebeple her an üstümüzde duran kıyafetlerin, iletişimdeki yerine değinmeden geçemeyeceğim, çünkü önem arz eden,hatırı sayılır bir durum sergileyebiliyor. Kişilerin kıyafeti, kişilerin psikolojilerini,günün ruhsal durumunu ele veren unsurlardandır. Karakter ve iletişim tespitinde de etkili olan giyinme unsuru, girişken mi, durgun mu , hareketli mi, gergin bir kişilik mi, buna benzer durumları ortaya koyabilmektedir.Yani kıyafetler de bizim yerimize iletişim kurabiliyor diyebiliriz, bazen en gizli durumları da  ortaya çıkardığını  görebiliriz.

*    'Beyin, ilk sözlerinizi daha çok algılar' kaynağından bahsedersek, burada;  Asıl söylemek istediğinizi ilk 30 saniyede söyleyin. Beyin ilk konuşulanları daha çok algılar. Ayrıntıya daha sonra girilmesini tavsiye ettiğini fark ediyoruz. Karşınızdakinin ne söylemek istediğini anlamak için kısa sorular sorun. Anlamadan anlaşılmayı beklemeyin önerisinde bulunuyor.! 

*    Sohbet ettiğiniz ortamda üç dakikadan fazla bir konu üstünde duruyorsanız veya söz hala sizde ise, sizi dinleyenler, telefonlarını çıkarıp sosyal medyayı veya benzeri argümanları kullandıklarını görmeniz an meselesi olacaktır. Sohbet ettiğiniz kişilere zoraki bilgi veya anılarınızı aktarmak, onların ise sizi dinlemek zorunda olmadığını bilmelisiniz. Paragrafı özetlersek, sohbet; seminer tarzında değil, karşı tarafında aynı oranda konuşma imkanı buluyorsa, sohbet ortamı oluşmuş ve sohbet edilebiliyor demektir.

*    İletişim kurduğumuz kişilerin ideolojisine, siyasi düşünce ve dini inançlarına alçaltıcı üslupla hitap şekli, saldırı içerikli olursa, karşınızdaki kişi de sizin üslubunuzla size yönelir ve sohbet kavgaya dönüşebilir.


*    Ve iletişimde önemsenmesi gerekenlerden bir paragraf da yazarsak, bu, neyi neden istediğini apaçık söyleme gereğini duymalı insan.

Bu önemi bir fıkra ile vurgularsak ki, burada harcanan bir emeğin iletişim eksikliğinden dolayı gereksiz ve israf haline nasıl dönüştüğünü apaçık görebiliyoruz

İzmir'den trene binen yaşlı teyze, kondüktöre Ege şivesiyle:
- "Menimen'e gelence beni haber et yavruum, unutma" 
der. 
Gecenin ilerleyen saatlerinde Menemen'i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen'de ineceği kondüktörün aklına gelir hemen makiniste gidip haber verir. Makinist de:
- "Gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremeyeceğimize göre geri geri gideceğiz soran olursa "tren makas değiştiriyor deriz" 
diyor.
Bir yarım saat geri geri giderek Menemen'e geliniyor ve Kondüktör, teyzeye gidip haber veriyor:
" Hadi teyze Menemen'e geldik."
Teyzem:
- "sağ ol yavruum...",deyip çantasından hapını çıkarıp içiyor.:)

*     Buradaki eksik iletişim aslında, iletişimsizlikten daha öte bir durum oluşturduğunu fark edebiliyoruz. Doğru iletişim yoksa aynı düşünceler paylaşılsa da konunun içeriğinin bir önemi kalmıyor...!

      Önemsenecek saygı derecesine sahip kıymetli okuyucularıma, hayır içerikli iletişimler temennisiyle...!

Bu haber ile ilgili yorumunuz nedir?
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X